houston we've got a problem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
houston we've got a problem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ocak 2009 Salı
öyyykkk
Hani ben "repeat 1" mode yapmıştım ya almora'nın şehrazatı için. Hah işte o modu kaldırmayı unutup, pc'deki tüm şarkıları bir playliste atıp, aradan rastgele bi tane seçip play'e basınca random tüm şarkıları çalacak sanımam ve ama aslında hep aynı şarkıyı çaldığını anlamam 1 saat sürdü. 1 saatin sonunda 'amma uzunmuş bu şarkı da be yahu' dememle iTunes'u açıp bakıp da reapt modunu görüp başımdan aşşağı sular dökülmesi bir oldu. Ben de diyorum bu aralar kendimi neden bu kadar salak hissediyorum, meğer gerçekten salak olduğum içinmiş. Bir saattir Justin Hayward "you're not here" diyip duruyo, ay bayıldım!!!
10 Ocak 2009 Cumartesi
boğazımda düğümlenen...
giderken bana verdiğin defteri açtım şimdi. senin el yazın, senin harflerin, senin cümlelerin... kokun bile geldi sanki içinden.. çok özledim seni tüm şımarıklığına rağmen... en çok ne koydu biliyo musun kanka.. sana yazayım diye verdiğin o deftere yazdıklarımı okumamış olman koydu. gerçi okusan da... çok farklı tarzları olan iki insan olduğumuz için anlar mıydın beni bilmiyorum, anlardın sanırım, hep anladın ki.. ben de hep anladım.. şimdi de anlıyorum işin kötüsü, ama yanlış anladığını sana farkettirecek halim yok şu sıralar. Az kaldı, hayat yoluna girerse eğer, çok az kaldı yeniden toparlamama herşeyi. Seni de sımsıkı tutucam kolundan o zaman, o zaman yine 5 saat susmadan ve aynı anda konuşucaz, korkucak insanlar çenemizden =) olmazsa da, olmaz be kanka naapalım, sen biliyosun ne çok sevildiğini nasıl olsa!
9 Aralık 2008 Salı
Sünger
sünger gibi hissediyorum kendimi. banyo süngeri gibi değil, hala denizin dibinde yaşamakta olan sünger gibi. Hani dalarsın derinlere de saçların slowmotion hareket eder ya denizin içinde, gözlerini açtığında görürsün bişyler ama hep fludur ya, nefesini tutarsın ama azcık hızlı hareket ettin mi kalbin hızlı çarpar ya nefesin yetmeyecekmiş gibi. Öyle işte. Reçelli ekmeğimi yemeyi bile unutmuşum, öyle...
28 Kasım 2008 Cuma
saçmalama safhaları
Elimi kolumu koyacak yer bulamıyorum, çok garip bi durum ve başka nasıl anlatılır, hiçbir fikrim yok. Hatta "fikrinden geceler yatabilmirem"..
Tam kuantum yoluna girdi derken bu geceyi boşa harcayarak nükleeri batırmış bulunuyorum.
Ya geçen gün fazla gelen saatlerimi geri verin ya da bu kollar fazla, onları alın...koyacak yer bulamıyorum...
Tam kuantum yoluna girdi derken bu geceyi boşa harcayarak nükleeri batırmış bulunuyorum.
Ya geçen gün fazla gelen saatlerimi geri verin ya da bu kollar fazla, onları alın...koyacak yer bulamıyorum...
16 Kasım 2008 Pazar
seyr-i migren
14:50 ilk aspirini aldım, bi lokma tuzlu bi dilim tatlı bişiy yedim.
23:28 Baş ağrısına ses ve koku hassasiyeti, şiddetli mide bulantısı ve yüksek tansiyon da eklenince tırstım, Elena ve Raqel'e gittim. Elena bilmediğim bi ilaç verdi, Raqel de papatya çayı yaptı bana. Biraz daha iyiyim, en azından ekrana bakabiliyorum, gülümseyebiliyorum ama hala çok fazla koku duyuyorum. Saatlerdir karanlık odada başım ellerimin arasında oturmaktan çok sıkılmıştım, gözlerim açıldı biraz, iyi olucam umarım...
02:50 Aldığım ilaç çok iyi geldi, sanırım ilk defa alınan ağrı kesicinin hikmeti, umarım yarına bişiym kalmaz ama bunun için bi an önce uyumam gerek. Yatay konuma geçince tansiyon fırlıycak yine diye tırsıyorum biraz ama en azından mide bulantısı, koku hassasiyeti ve ağrının o şiddetli kısmı gitti.
* uzun süre bişiyle ilgilenemiyorum, kendimi meşgul tutmaya çalıştığım bu süre boyunca seksen tane entry girebilirim ama bu blogun doğası böyle zaten, çevreye verdiğim rahatsızlıktan ötürü özürs...
23:28 Baş ağrısına ses ve koku hassasiyeti, şiddetli mide bulantısı ve yüksek tansiyon da eklenince tırstım, Elena ve Raqel'e gittim. Elena bilmediğim bi ilaç verdi, Raqel de papatya çayı yaptı bana. Biraz daha iyiyim, en azından ekrana bakabiliyorum, gülümseyebiliyorum ama hala çok fazla koku duyuyorum. Saatlerdir karanlık odada başım ellerimin arasında oturmaktan çok sıkılmıştım, gözlerim açıldı biraz, iyi olucam umarım...
02:50 Aldığım ilaç çok iyi geldi, sanırım ilk defa alınan ağrı kesicinin hikmeti, umarım yarına bişiym kalmaz ama bunun için bi an önce uyumam gerek. Yatay konuma geçince tansiyon fırlıycak yine diye tırsıyorum biraz ama en azından mide bulantısı, koku hassasiyeti ve ağrının o şiddetli kısmı gitti.
* uzun süre bişiyle ilgilenemiyorum, kendimi meşgul tutmaya çalıştığım bu süre boyunca seksen tane entry girebilirim ama bu blogun doğası böyle zaten, çevreye verdiğim rahatsızlıktan ötürü özürs...
bye bye heppinisss
Bunun adının migren olduğunu söylemek ne kadar şiddetli ve dayanılmaz olduğunu tarif etmeye yetmiyor. Aşk gibi özlem gibi ağrı için de bir scala yapılmasını talep ediyorum. Geberiyorum! Son isteğimi gerçekleştirmek zorundasınız!
o kadar ağırdan alınmış bir cumartesinin ardından en az bir nükleer reaktör kadar verimli olması gereken bu Pazar günü her ne kadar 10.5 kahvaltısı sayesinde uyandırılmış olsam da, sevgili migrenim sağ tarafımı esir almış durumda. Malum sol taraf olsaydı bu kadar ciddi bir sorun olmazdı keza ben ancak sağ gözümle görebiliyorum!!!
evet ödevleri yapamıyorum, kitap okuyamıyorum, ekrana bakmaya bile zorlanıyorum, uyuyamıyorum, odamdan dışarı çıkmak istemiyorum...yatağın altına saklansam ve herkes beni unutsa, ödevler projeler dersler hocalar akrabalar ve hatta balığım bile beni unutsa ve kavanozundan çıkıp kendi yemini kendi yese...
evet ödevleri yapamıyorum, kitap okuyamıyorum, ekrana bakmaya bile zorlanıyorum, uyuyamıyorum, odamdan dışarı çıkmak istemiyorum...yatağın altına saklansam ve herkes beni unutsa, ödevler projeler dersler hocalar akrabalar ve hatta balığım bile beni unutsa ve kavanozundan çıkıp kendi yemini kendi yese...
7 Kasım 2008 Cuma
hadi hayırlısı...
Bir dram izleyip saatlerce ağlamak istiyorum filmle birlike. Sarhoş olup ekranın karşısında sızakalmak bi de gözlerimde çok ağlamanın verdiği tobulluk ve yumuşaklık olsun istiyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)